Ölüm

Ölüm oradaydı
Parktaki tahta masaya yakın
sessizce
bizi dinliyor
ve bizi bekliyordu

Şarap
içimizi dolduruyor
içimizdeki anılarla
yer değiştiriyordu

Ölüm yaklaşıyor
geçmiş daha da uzaklaşıyordu

Yağmur mu
Yoksa çimlerin fiskiyeleri mi
ıslatmalıydı kederli yüzlerimizi
bilmiyorum

Ama ölüm
o gece oradaydı


Ay’a Yolculuk

Ay’a çıkıyorum

Heybeliye değil

Dumanları yetiyor bu şehrin

Tütün tüttürmüyorum

Yaşıyorum

Uyuşturmadan kendimi

İçimdeki acısıyla, biraz da tatlısıyla

Ay’a çıkıyorum

Canımı sıkan bir şey varsa

Gözlerim doluyorsa

Çanta almadan yanıma

Bakıyorum

Tepeden aşağıya

Kendime, insanlara

Ve dertlerimize

Ne kadar küçükmüşüz

Ne kadar ıssız

Ne kadar değersizmiş

Bizi üzen şeyler

Dert etmeye

Değmezmiş


the wine effect

The light burns
The flee earns its income
from the trees
outside of my window
I did not love
I did not call
the wall
with its inspection
and obvious turn
I insist on never return
come
come to me
my life

– After some months –

This is the proof of alchocols not being working on me


Deney

Sizler

düzene ayak uyduramayanlar

sizler

kendine kıyanlar

sizler

gözü tok olanlar

sizler

günü yaşayanlar

sizler

gözü tok olanlar, paylaşanlar

sizler

sevdiği şey için ölenler

sizler

istisna olanlar, kaideyi bozanlar

sizler

unutulmayanlar

sizler

başarısız bir deneyin sonuçları

amacı sıradanlığı kanıtlamak olan

bir deneyin sonuçları

 


An option

Being truthful

as white as a blank paper

is a costly manner

it is like being a page

left blank intentionally

in a novel

being truthful

as white as a blank paper

is like being an option

and you are alone

waiting the next chapter

to be brought upon

 

 

 


Müzik

1v-pjdmhpumpni081g5ajq-wide
Bir enstruman düşün
dünyayı geziyor
hem de sokak sokak
ustasıyla beraber
adım adım
elde bir çanta
çantanın içinde
uzaklardan gelen sesler
Bolivya’dan, Peru’dan,
Latin Amerika’dan
binmiş trene
ustasıyla beraber
bitmeyen bir
bal ayındalar sanki
Ya ustası?
bir üflemesi
bin yıla bedel
ve zamanda alabora olur
uygar ucubeler

Zevk meselesi
ve onun süresi


First and Last

A day of fall,
windy
hazel leaves
dropping down
A book in my hand
maybe Jack London –
a guy working in an apple orchard
A bench hidden by the leaves
and I
walk towards it
to sit
A girl comes on
with drawings
her own
to sit
that’s it
How I did
write the first
and the last time
verses
about her
in her tongue